Cuma, Eylül 18, 2026

Hayat Dengemiz

Dünyevi telaşlarımız bazen bizleri isyana ve kibre ne çok yakınlaştırıyor değil mi? Günler günleri kovalıyor da bir ân olsun durup kendi kendimize “bu gidiş nereye” sorusunu sormaya takatimiz kalmıyor. Tasavvufi bir derinliği olan çok güzel bir ifademiz var: murakabe. İnsanın kalbinden ve zihninden geçenleri kontrol etmesi, nefsini hesaba çekmesi gibi mânâlara gelen bu kelimenin, çağımızdaki sancılara karşı güzel birer reçete olduğuna inanıyorum.

Aklın süzgecinden geçen her şeyin gönül kapılarından da geri çevrilmediği bir iklimi arıyoruz. Murakabe hâli, bu arayışlarımızın bir tezahürü ve hayatımıza yayılan bir rengidir. Duâmız, dosdoğru bir istikameti bize ilham eden ve bu rengi bize sevdiren bir yaşayıştır. Tam bu kısımda Mevlânâ hazretlerinin insanın hâlinden bahsederken ifade buyurduğu “iki kanatlı bir kuş” benzetmesi hatırıma geliyor. Her insanın seyrettiği iki taraf, açtığı iki muhteşem kanadı olmalıdır. Bir kanadıyla dünyasını serinletirken, diğeriyle gönül iklimini yeşertmelidir.

Peki kanatlardan birini çıkartıp atsak ve tek kanatla seyr ü sefere çıksak… Bu hâl bizi menzil-i maksuda ulaştırmaz mı? Bu sorunun cevabını Mevlânâ hazretlerinin ifadelerinde buluyoruz: “Tek kanatlı bir kuş, çabucak tepetaklak düşer. Kendini toplayıp uçmaya çalışsa bile nihayet iki adım, yâhut biraz daha fazla uçabilir.”

Göklerde dolaşan ve yücelere uçan kimseler, iki kanat bahşedilmiş olanlardır. Cıva gibi heyecanla titreyen gönülleri vardır bu insanların. Kalbimizle aklımız arasındaki irtibat zayıfladıkça tabiatı kaçırıyor ve mânâ iklimini solduruyoruz. Bakışlarımız zayıflıyor, hayat dengemizi kaybediyoruz. Yeni çıkmış yemyeşil yapraklar, ağacın meyvelerinin ham olduğunun belirtileridir. İki kanatla bunu hissedebiliriz. Oysa tek kanatlı bir dünya görüşü bize ham meyveleri olgun gösterir. Tek kanatlı bir kuş uçmaktan tamamıyla âcizdir.

Her şeyi akılla izah etmeye çalışmak kalbimize yaptığımız ne büyük bir kötülüktür. Güzel ahlakın ve muhabbet ikliminin yeşerttiği muhteşem bir coğrafyada yaşıyoruz. Mâzimizden bize tevarüs eden köklü bir dünya görüşümüz var. Hem dünü hem de yarınları kuşatan bir gönül iklimi. Aklın ve kalbin irtibatını koparmayan, dünya ve ahiret dengesini daima hatırda tutan bir miras. Bilim denildiğinde ürkmeyen bir kalp, aşktan bahsedildiğinde inkâr olunmayan bir akıl…

Mesnevi’den okuduğumuz şu ifade ne güzeldir: “Kalp gözü açık olan ârif, akıl yolu ile insanın gönlüne yol bulur.” Gönülleri kuşatan ne tek başına akıldır, ne de tek başına kalptir. Akıl bize yolu tarif eder. Sorular sordurur ve nihayet adrese ulaştırır. Fakat içeriye girebilmek için akıl âciz kalabilir. Bazen yalnızca âşkın ve muhabbetin açtırabileceği kapılar vardır. Sidretü’l-münteha da öyle bir yerdir. Halkın akıl ve şuuru oradan ileri gidemez. Mi-raç gecesinde Hz. Peygamberimizi oraya kadar götüren Cebrail (a.s.) Peygamberimize; “Ben daha ileri geçemem, bir adım bile atsam yanar, yakılırım.” dedi ve orada kaldı. Hz. Peygamberimiz ilahî aşkla her şeyi göze alarak yürüdü, geçti, Hakk’a ulaştı.

Dünyevi, rasyonel ve hesapçı akıl, aşka (ilahi aşka) ve gönle engel olur. Burada kastedilen şey akılsızlık değil; şekilci, kuru mantıktır. Onun yerini ilahi aşk ve teslimiyet almalıdır. Hayat dengemiz gönlümüzde bir müjde gibi yeşerecektir.

Erkan Terzi
Erkan Terzi
1995 yazında Üsküdar’da doğdu. Sakarya Üniversitesi Türkçe Öğretmenliği bölümününden mezun oldu. Öğretmenliğinin ilk dört yılını Şırnak’ta geçirdikten sonra İstanbul’a tayini çıktı. Arkadaşlarıyla birlikte Köprü adında bir çocuk dergisi çıkardı. Şiir ve yazıları Hayal Bilgisi, Aydos, Teferrüc ve Beşinci Mevsim dergilerinde yayımlandı. Çocuklar için de hikâyeler yazmaya devam eden Erkan Terzi hâlen İstanbul’da Türkçe öğretmenliği yapmaktadır.
BENZERİ YAZILAR
0 0 oylar
Yazı Puanı
Yoruma Abone Ol
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

İLGİ ÇEKENLER

SON YORUMLAR

Kaya Açık Ayazda Araf
Bahçıvan Açık Kimsin Sen?
MUSTAFA BALKAN Açık Aşkın Girdabı
Büşra Açık Çıdam
Rüveyda Açık Çağ İçi
Büşra Açık Çağ İçi
Gülizar Açık Yenilginin Eşiği
Rüveyda Açık Kamer
Ayşe Açık Kamer
Büşra Açık Kamer
Hüseyin Açık Yenilginin Eşiği
Arda Açık Yenilginin Eşiği
Ruveyda Açık Yenilginin Eşiği
Hatice ışık Açık İflah Olmaz Bir Yara: Kerbela
Elif Barış Açık İçimdeki Külden
Sinan Ramazanoğlu Açık Şiirimizin İzinde
Hamiyet tollu Açık Sana