Aksa üzerime
Sağanak sağanak yağmurlar;
Saklı baharlarda üşüsem
Ansızın,
Soğuk sayhada
Titrese kulaklarım
Dillerim,
Lal olsa bir kaşık sevinçte
Art arda
Avutulsam kekre bir sesle,
Kördüğüm olsa kursakta
Yıllanmış hevesim
Kopsa kökünden
Tufanda fikrim;
Yeni bir hüviyet biçilse
Mazbut boynuma,
Düşse cebimden sökük kefaretim
Ve
Çatlasa göğüs kafesimdeki kuş
Buna (nasıl) dayanacağım!
nicedir saçları
hep üç numara kesilmiş çocukların
zoruna giderken her gün yaşamak
vaatleri ve vaazları kurşuna dizen bendim
ben ki
tanrıların bile çılgınca güldüğü
bürokratik temennilere tükürerek
ellerim ceplerimde
yolumun ve yazgımın...
Geçtim diken dolu dağlardan
Taşları yararak akan ırmaklarda yıkandım
Koştum, buluşmak için ayarladığınız umumi saatlere
Ve gördüm ki
Pembe gökyüzü altında el ele sevgililer
Tanıdım, ayakları havada kesen
Bilmem kaç...
Sisli sokaklar,
Radyoda çalan eski bir tınının anımsattığı içimde kırgın bir yasın sirayeti
Ayakkabılarım çamurlu, iz yok yollarda.
Eski bir rüya gibi.
Kediler taşları tartıyor, kuytularda saklanan fareler...
Nurten’e
yorgun bir rüzgâr serinliğinde üşürken gece
küçük ve beyaz parmakların dokunuyor saçlarıma
ey, gönül evimin konuğu
gözlerime sabah mahmurluğu sindiğinde
çırpınıyor göğsümde
yürek işçiliği görmüş bir bakış
aşk derin, iz...
Hafıza dehlizlerinde salınan zamanın küllerine karışmış nüks eden sebepler
Sevgilim, bırak personalarını
Tanrılar bile maskelerini düşürür gece olunca.
Hayatına şekil veren mecburiyetler
Bir kader kâhininin kırık aynasında yankılanıyor.
İnsan,...
Yüzüme vuruyorsun ve gölgen kalbime düşüyor
Yanıp yanıp sönüyor adsız sevinçlerim
Şükürler konduruyorum dudaklarıma;
Ve ben yıldızı oluyorum göğün
Büyüyorum birden,
Parmakla sayılamayacak kadar çoğalıyorum
Ardından koşuyorum
Bir takım halinde yaklaşılmaz...
köhne dünyanın kelimelerinden medet umulmaz
eski yorgunlukları onarmak sana düştü sandığın vakit
bir yenilginin eşiğine getirip bırak beni
akşam derin bir ıslaklıkla yaklaşırken
ve sesin perdeleri aralarken senin...
Aralık, ocak, şubat
Garip kışının tesbih taneleri
İmamesi yırtık çoraptaki başparmak
Ait olmadığı sağ çarıkta
Ağır ağır çeker tesbihi karlı balçık yollarda
Esen yeli yüz okşamaz garip kışının
Aksine
İki ucu...
Mende sevda sende arzu eyliyir
Her şiir şairin ruhunu şad eyliyir
Her baxışıyla gönül yurdumu viran eyliyir
Bülbülü olmayan gül kimi solmuşam
Nece natiq eylemişem bu üreye
Kâr eylemedi
Bir...
bir ırmak susar çoğalınca içimde ölüm sessizliği
derin ve karanlık günler akıyor ellerimden
kabuk bağlarken yaralarım tenim umarsız
ve kanar gözlerimde narçiçekleri
toprak kokusu bastırır yolun derdini
ben her...
“İnsan dediğin nice işler görür, generalim
Bilir uçurmasını, öldürmesini, insan dediğin
Ama bir kusurcuğu var
Bilir düşünmesini de.”
Bertolt Brecht
Dünya kocaman bir mevzi
Kazıyor siperleri yaşamı tadan...
Saçlarıma konan ak güvercinler
Hangi diyarın habercisisiniz
Yuva eylediğiniz zülüf telimi
Hangi ferman ile şereflendirdiniz
Yarenlerinize ahval salmışsınız
Hangi yaşımla çalacaklar kapımı
Aynaya her baktığımda şakıyan sizler
Hangi duayı okursunuz sabahıma
Türkülerle...
Kırk şair olsam anlatamam,
Sessizliğin kırgın yükünü.
Prometheus’un ateşi değil,
Kendini yutan bir küldür içimde.
Pandora’nın kutusu değil,
Ama içinde hapsolmuş bir sessizlik,
Gölgemle konuşurum bazen
Bazen buruşuk asılmış çamaşırlarla
Anka doğmaz...
Hayata geç kaldığımın
Bilmem kaçıncı sabahı
Uyanmakla uyanmamak arasındaki o belirsiz eşikte
Kendime rastladım yine.
Boşluktu ilk selam veren,
içimde konuşan eski bir tanıdık gibi.
Zaman ise,
Hiç var olmamış gibi
Usulca...