Cuma, Eylül 18, 2026
Ana SayfaKültür SanatEdebiyatKabuğuna Razı Gelmeyen Yara : İNSAN

Kabuğuna Razı Gelmeyen Yara : İNSAN

Düşük pikselli fotoğraflarda gizlenmiş, gün yüzüne çıksa; sanki dünyanın tüm tanrılarına ihanet edilecekmiş gibi hüzün kokan yaraları vardır bazı insanların. Adımlarından kırgınlıklar okunan, omzu hep çökük kalmış, yalnız Allah’la samimi olmayı başaran adamlardan bahsediyorum. Dünyayı bu adamların alın çizgilerinden tanıdım Hicran. Suyu dahi aziz belleyip çömelerek içen, bir ibadetin en derin anında, kavuşamadığı sevdasına içerlenen adamların yarım kalmışlıklarından. Bilhassa, afili cümleler kuramayan fakat ilahi bir kaynaktan bahseder gibi huşu ile konuşan adamların yaralarından. Kısa görülmüş, Bedir’e alınmamış ama hatırına da tufanların kopmadığı; bir peygamber kıssasında yoldaş olacak adamların sarılamamış yaralarından tanıyorum dünyayı. Bir güz sancısı saklıyorum avuçlarımda: Hangi yöne kaçsam iflah olmayacağım biliyorum.

İnsan, secde secde büyüyen bir yangın yeridir Hicran.
Üzerimizde, Hüseyni makamında söylenmiş tanrısal bir giz gibi kaldı bazı acılar. Hangi bahar kokulu şarkıya mırıldansak; hangi utançla kıyama dursak huzurda ve yine hangi kutsal adağı adasak hazirana; bir çift yetim bakışında bozulacak orucumuz. Kurşunlar, en çok bir bebeğin vücudunda alçaklaşacak. Kötürüm bir hatıra kalacak gecekondu mahallelerinde kış kartpostallarının adı. İnsan kabuk tutmaz bir yara gibi kanayacak. Bir babanın duvarlara uzun uzun dalışlarında, mahzun; inançlı bir katil gibi sükûna kapılacak şehir. Kaybettiğimiz ve kaybedeceğimiz tüm çocuklar adına kefaret isteyecek soytarılar. Çünkü bilirim, kabuğuna razı gelmeyen bir yaradır insan; kanayacak.
Yüzünü hep kırık aynalarda görmüş, alnında öfkeli bir dünya izi bırakılan mülteci kızların geride kalmış sevdası kadar kanayacak insan. Ayın bütün perşembelerinde, henüz kaldırılmakta olan pazarlardan az çürük sebze veya az çürük insan arayan bir annenin mahcup bakışları kadar kanayacak. Yahut kaliteli mobilyalar arasında güvenilir menülerden yemek yiyen insanların bir yer sofrasına özlem duyduklarını dile getirmeleri kadar. Dahi zenginliği borsa birimleriyle ölçülemeyen adamların, geçmişlerinde fakirlik çektiklerinden dem vurup parasızlıktan onuru kırılmış bir gencin acısını paylaştıklarından bahsetmeleri kadar kanayacak. Bütün kursağında kalmış hevesleriyle, hayalleriyle, oyuncakları ve ilk çocukluk aşklarıyla baharı beklerken sobadan zehirlenen yetimlerin hikâyesi kadar. Yahut şehrin ışıltılı caddeleri arasında kırmızı ışıklarda küfür ve dayak yeme ihtimaline şükreden çocukların kavimler göçüne olan ilgisizliği kadar kanayacak.
İnsan hep kanayacak Hicran, fakat bazı adamlar da yaralarına Allah’ı saracak.

Burhan TEMEL
Burhan TEMEL
Burhan Temel, 1990 Ağrı doğumlu. 1993 yılında İstanbul’a göç etmiş 3 çocuklu bir aileye mensup. İlk, ortaokulu ve liseyi İstanbul’da okumuştur. Sakarya Üniversitesi Türkçe öğretmenliği bölümünden 2015 yılında mezun olarak lisans eğitimini tamamlamış, şimdilerde ise aynı üniversitenin İslam Tarihi ve Sanatları Anabilim Dalında lisansüstü eğitimine devam etmektedir. 2016 yılında arkadaşlarıyla Beşinci Mevsim dergisini kuran Burhan Temel, aynı derginin genel yayın yönetmenliğini yapmaktadır. 2023 yılında Yakin dergisi, 2024 yılının son demlerinde ise Beşinci Mevsim kültür ve sanat platformunu kurmuştur. Çeşitli dergilerde yazıları ve şiirleri yayımlanmış olup Dergicilik atölyesi ve Edebiyat atölyelerinde dersler vermektedir.
BENZERİ YAZILAR
4 1 oylama
Yazı Puanı
Yoruma Abone Ol
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

İLGİ ÇEKENLER

SON YORUMLAR

Kaya Açık Ayazda Araf
Bahçıvan Açık Kimsin Sen?
MUSTAFA BALKAN Açık Aşkın Girdabı
Büşra Açık Çıdam
Rüveyda Açık Çağ İçi
Büşra Açık Çağ İçi
Gülizar Açık Yenilginin Eşiği
Rüveyda Açık Kamer
Ayşe Açık Kamer
Büşra Açık Kamer
Hüseyin Açık Yenilginin Eşiği
Arda Açık Yenilginin Eşiği
Ruveyda Açık Yenilginin Eşiği
Hatice ışık Açık İflah Olmaz Bir Yara: Kerbela
Elif Barış Açık İçimdeki Külden
Sinan Ramazanoğlu Açık Şiirimizin İzinde
Hamiyet tollu Açık Sana