Kitap Tanıtımı: David Graeber,[1] (2024), Borç: İlk 5.000 Yıl, İstanbul, Everest Yayınları, ISBN: 978-605-141-837-7
David Graeber’in Borç: İlk 5.000 Yıl adlı eseri, borç olgusunu insanlık tarihinin merkezine yerleştiren disiplinlerarası bir çalışmadır. Antropoloji, iktisat tarihi, sosyoloji ve siyaset teorisini bir araya getiren kitap, borcu yalnızca ekonomik bir ilişki olarak değil, aynı zamanda ahlaki normlar ve siyasal iktidar mekanizmalarıyla iç içe geçmiş toplumsal bir olgu olarak ele alır. Graeber, ana akım iktisatta yaygın olan takas–para–kredi anlatısını tarihsel ve antropolojik veriler ışığında eleştirerek, borç ve kredi ilişkilerinin paradan önce var olduğunu savunur. Eser, tarihsel örnekler aracılığıyla borcun şiddet, kölelik ve tahakkümle olan bağlarını tartışırken, modern kapitalist finans sistemine yönelik eleştirel bir bakışıcısı da sunmaktadır.
Yazarın Temel Tezi ve Yaklaşımı
Graeber’in çalışmasının çıkış noktası, borç ve paranın kökenine ilişkin yerleşik iktisadi anlatıların sorgulanmasıdır. Adam Smith’ten itibaren klasik iktisatta yaygınlaşan “önce takas vardı, ardından para icat edildi” varsayımı, Graeber’e göre tarihsel ve sosyolojik bulgularla desteklenmemektedir. Yazar, krediye dayalı borç ilişkilerinin tarihsel olarak çok daha eski olduğunu; takasın ise çoğu toplumda sınırlı ve istisnai bir pratik olarak ortaya çıktığını ileri sürer. Bu yaklaşım, piyasa ilişkilerinin doğal ve evrensel olduğu fikrini de eleştirel bir bakışla yeniden değerlendirmeyi mümkün kılar ve bizi ezberlerimizi gözden geçirmeye davet eder.
Kitabın İçeriği
Kitap, tematik ve kronolojik bir düzen izleyen on iki bölümden oluşmaktadır. Bu yapı, borcun farklı tarihsel dönemlerde aldığı biçimleri karşılaştırmalı olarak incelemeye olanak tanır.
İlk bölümler, borç kavramının teorik ve ahlaki boyutlarına ayrılmıştır. Graeber burada borcun bir ekonomik yükümlülükten ziyade ahlaki bir vaat olarak nasıl inşa edildiğini tartışır. “Borç ödenmelidir” ilkesinin evrensel bir ahlak kuralı gibi sunulmasını sorgular ve bu söylemin tarihsel olarak farklı toplumsal sınıfların güç ilişkileriyle desteklendiğini ortaya koyar. (s.15)
Ardından Mezopotamya merkezli ilk tarım imparatorluklarına odaklanır. Bu bölümde borcun, tapınak ve saray ekonomileri içinde muhasebe ve hesaplama birimi olarak düzenlendiği gösterilir. Ayrıca borç krizlerinin toplumsal düzeni tehdit ettiği dönemlerde uygulanan borç affı ve yeniden dağıtım pratikleri ele alınır. (s.223)
Sonraki bölümler, Eksen Çağı olarak adlandırılan dönemi kapsar. Antik Yunan, Roma, Çin ve Hindistan örnekleri üzerinden madeni paranın yaygınlaşması ve bunun askerî harcamalarla olan ilişkisi tartışılır. Bu bağlamda borç, kölelik ve piyasa ilişkileri arasındaki bağlar analiz edilirken, dönemin felsefi ve dini düşüncelerinin borç ve ahlak anlayışları da ele alınır. (s.235)
Eksen Çağının ardından Orta Çağ dünyasına odaklanır. Avrupa, İslam coğrafyası ve Asya örnekleri üzerinden faiz yasağı, ticari kredi ağları ve topluluk temelli ekonomik ilişkiler incelenir. Graeber, bu dönemde piyasa mekanizmalarının ahlaki ve dini sınırlarla çevrelendiğini vurgular. (265)
Son bölümlerde ise modern kapitalist dünya sistemini ele alır. Sömürgecilik, uluslararası borç rejimleri ve finansal piyasaların gelişimi bu çerçevede değerlendirilir.
Sonuç;
Borcun Tarihi, Disiplinlerarası yaklaşımı, güçlü anlatımı ve sıra dışı tezleriyle, bu alanda okuyucular için ufuk açıcı bir eser niteliğindedir. Ayrıca eser, yalnızca ekonomi ve antropoloji alanlarına değil; siyaset bilimi, tarih ve etik tartışmalarına da önemli katkılar sağlayan bir eserdir. Graeber, kitapla okuyucuyu, borcun kaçınılmaz bir kader değil, toplumsal olarak inşa edilmiş bir ilişki olduğunu göstererek okuru mevcut ekonomik düzeni yeniden düşünmeye davet eder.
“Dünyaya gelen her insan bir borçtur; tek başına ölüme doğmuştur.” (s.63)
[1] David GRAEBER; 2 1961-2020; antropolog ve anarsist-aktivist. Değer teorisi ve sosyal teori alanlarında uzmanlaşan Graeber, 1998’den başlayarak Yale Üniversitesi’nde dersler verdi. Ardından İngiltere’ye gitti ve Landon School of Economist ve diğer bazı kurumların bünyesinde derslerine devam etti. Yazarın, Tırışkadan İşler, Tersine Devrimler, Borç, Kuralların Ütopyası ve Demokrasi Projesi adli eserleri Everest Yayınları tarafından Türkçeye kazandırıldı.

