köhne dünyanın kelimelerinden medet umulmaz
eski yorgunlukları onarmak sana düştü sandığın vakit
bir yenilginin eşiğine getirip bırak beni
akşam derin bir ıslaklıkla yaklaşırken
ve sesin perdeleri aralarken senin sokağına ulaşayım
eylüldü ya vakit
adım adım geride kalmıştı ışıksız evler
karanlıktı / unuttum sanki mevsimlerin adını
ıhlamur yalnızlığı savrulurken
gözlerinin kokusunu sordum renklerden
çiçekler pervaneler gibi sabaha koşarken
ve dünyanın kirli gözelerine bulaşmadan
daha yere basmadan ayaklarım, yürü dediler
sonra dönersin içinin denizlerine
yürü/dü/m, saymadım kaç gece geçti/m
gidenlerin ahına vurdum gözlerimi
oysa çiçeklenecekti daha göğsümde bekleyen düşlerim,
s/olmasaydı bu kadar ağır bir yük
yaprak savuruldu, göçtü kuşlar, yağmur duasında avuçlarım
kalbimde bıçak yarasıyla yürürken
akşamları gözlerime sürdüğüm telaşın izi kalır mı sandın
ya da bir acı söz bulaşınca dilime
ve toprağın bağrı kan ağlarken
uykular içli bir dağ yalnızlığında alır mı bizi koynuna


Sevgili öğretmenim, yüreğinize kaleminize sağlık.
Kıymetli hocamın usta kaleminden dökülen bu satırlar ilk gün olduğu gibi yine derinden etkilemeyi alışkanlık haline getirmiş yaramaz çocuklar gibi dolanıyor yüreğimde. Hasretle selam ederim.
Dizelerdeki zarafet ve etkileyici sözler gerçekten beni benden aldı, yoldaş devamını bekleriz
Değerli Zümrem kelimeleri bambaşka bir boyuta taşımış derin ve içten.Kalemine kalbine sağlık.