<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>filistin &#8211; Beşinci Mevsim</title>
	<atom:link href="https://besincimevsim.net/tag/filistin/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://besincimevsim.net</link>
	<description>Beşinci Mevsim Degisi Kültür, Sanat ve Fikir Platformu</description>
	<lastBuildDate>Sun, 27 Jul 2025 11:18:30 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>

<image>
	<url>https://besincimevsim.net/wp-content/uploads/2025/01/simge-300x300.jpg</url>
	<title>filistin &#8211; Beşinci Mevsim</title>
	<link>https://besincimevsim.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>İşgal Edilmiş Bir Yürek: Rita ve Tüfek</title>
		<link>https://besincimevsim.net/kultur-sanat/edebiyat/isgal-edilmis-bir-yurek-rita-ve-tufek/</link>
					<comments>https://besincimevsim.net/kultur-sanat/edebiyat/isgal-edilmis-bir-yurek-rita-ve-tufek/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Burhan TEMEL]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 27 Jul 2025 11:18:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[filistin]]></category>
		<category><![CDATA[mahmud derviş]]></category>
		<category><![CDATA[rita]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://besincimevsim.net/?p=1034</guid>

					<description><![CDATA[‘’gece inmiş şehre, bir tek şiir merhem olur gönlümün karasına şimdi.’’ Bu yazıyı yazmaya başladığım saatlerde bir baba evini terk etti. Talihli ve talihsiz yaşamlar başladı; ölümler, alkışlar, kargışlar, kan kusturacak acılar yaşandı. Üst katında Yasinler okunan bir apartmanın alt katında Firavunlar kahkaha attı. Şehrin en ışıltılı caddelerinde battaniyesine sarılan kimsesizler uykuya daldı. ‘’Bir adam [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>‘’gece inmiş şehre,<br />
bir tek şiir merhem olur gönlümün karasına şimdi.’’</em></strong></p>
<p>Bu yazıyı yazmaya başladığım saatlerde bir baba evini terk etti. Talihli ve talihsiz yaşamlar başladı; ölümler, alkışlar, kargışlar, kan kusturacak acılar yaşandı. Üst katında Yasinler okunan bir apartmanın alt katında Firavunlar kahkaha attı. Şehrin en ışıltılı caddelerinde battaniyesine sarılan kimsesizler uykuya daldı. ‘’Bir adam girdi şehre koşarak’’, bir kuş bir garibana Allah’ı hatırlattı. Ben, bu yazıyı yazmaya başladığım saatlerde dünya her zamankinden daha dünyaydı.</p>
<p>İnsanlığın yıldızının parladığı anlar kitabında -ki ben her ne kadar 632’den beri o yıldızın bir daha parlamadığını düşünsem dahi- Zweig, dünya tarihinde yerini almış on dört tarihsel minyatürü karşımıza çıkarır. Okuyanlar bilir benim de orada altını çizdiğim bir cümle şu şekilde haykırmıştı bana <strong>‘’ yorgundu; hissedemeyecek, yaşayamayacak kadar yorgundu.’’</strong> Ben bu yazıyı yazmaya başladığım saatlerde yüzüm biraz daha babam oluyordu. Gücüm yeterse on dört kaybeden adamın hikâyesini yazacaktım. Bir adam, bir masa ve yıldızlar. Az ötede gözlerime bakan Mahmud Derviş, biraz ötemde Bahe, sonra kara zeytin gözleriyle Bayan Rosa ve en sonunda kendimi görüyorum babamın ellerinden tutar halde. Gece iniyor şehre.</p>
<p><strong><em>‘’</em></strong> <strong><em>Ah Rita…<br />
Aramızda milyonlarca serçe ve bir resim </em></strong><strong><em>’’</em></strong></p>
<p>Tarihler 1960’ı gösterir. Akka’da doğan ve çocukluğunu mülteci kamplarında geçiren, tebessümü dahi hüzün kokan o çocuğun -Filistin milli şairi Mahmud Derviş’in- üniversite yıllarıdır. Altı yaşında köyünden sürgün edilen bir çocuğun…  Bir yandan yaşam (görece) devam eder, bir yandan yurdu acılar içinde kavrulur. Her yere ölüm sinmiştir. Akşam anneniz, babanız ve kardeşlerinizle yemek yediğiniz ev sabah ya yok olmuştur yahut sofrada birileri eksik kalmıştır. Düğününüzü hayal ettiğiniz sevgilinizin naaşını hıçkırıklar içinde karşılıyorsunuzdur. Dünyaya olan inancınız yitip giderken bir lanet gibi yaşamak geçer başınızdan. Nefes almak güçleşir, çocuklarınıza anlattığınız hiçbir masal mutlu sonla bitmeyecektir.</p>
<p>Bütün bunlar tarihin karanlık sayfalarına altın varaklarla kazınırken genç Derviş Hayfa Üniversitesinde eğitimine devam eder. Fakat hiçbir zaman vatanının işgaline kayıtsız kalamaz. Filistin aşkını her defasında şiirlerinde haykırır. Filistin’in sesi olur. Bu yüzden de her adımı takip edilir, günlerce, haftalarca, aylarca izlenir. <strong>Bıçağın saltanatını kabul etmeyen bir yara olur.</strong> Ancak bir zaman sonra bu cesur adamın kimliğine bir çift göz eklenir. Ve nihayetinde Derviş burada bir kadına âşık olur. 2007 yılında verdiği bir röportajda bu kadının Yahudi ve adının Tamar Ben-Ami olduğunu söyler.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone  wp-image-1035" src="https://besincimevsim.net/wp-content/uploads/2025/07/resized_afec9-d0501aa4dervisyahudisevgiligencligi-450x357.jpg" alt="" width="703" height="558" srcset="https://besincimevsim.net/wp-content/uploads/2025/07/resized_afec9-d0501aa4dervisyahudisevgiligencligi-450x357.jpg 450w, https://besincimevsim.net/wp-content/uploads/2025/07/resized_afec9-d0501aa4dervisyahudisevgiligencligi-768x608.jpg 768w, https://besincimevsim.net/wp-content/uploads/2025/07/resized_afec9-d0501aa4dervisyahudisevgiligencligi-530x420.jpg 530w, https://besincimevsim.net/wp-content/uploads/2025/07/resized_afec9-d0501aa4dervisyahudisevgiligencligi-696x551.jpg 696w, https://besincimevsim.net/wp-content/uploads/2025/07/resized_afec9-d0501aa4dervisyahudisevgiligencligi.jpg 900w" sizes="(max-width: 703px) 100vw, 703px" /></p>
<p>Zaman geçer, Derviş aşkını şiirlerine taşır. Tamar Ben-Ami yani Rita ile Derviş birbirlerine sımsıkı bir aşkla bağlanırlar.  <strong>Aşkların dahi işgal altında olduğu bir coğrafyada Mahmud Derviş, şiirin gücüne sığınmıştır.</strong> Gözleri Rita’dan başkasını görmez ama bilir arada aşılmaz dağların, ölümlerin, işgallerin olduğunu da. Köhnemiş bir dünyada bir damla mutluluğun adı olur Rita. Bir an olsun hayal kurmaya başlamıştır belki de Derviş. Her şeye rağmen savaşın ucundaki iki farklı taraf olmalarına rağmen Derviş ile Rita aşklarının önüne geçemezler. Yüreğinin bir yanı Filistin bir yanı Rita olur. Ancak çok zaman geçmeden Mahmud Derviş o sarsıcı gerçeği öğrenir. O çok sevdiği ve o gözlerine baktığında dünya yükünü unuttuğu Rita’sı bir Mossad ajanıydı. Müthiş bir trajik sonla Derviş’in bu aşkı burada biter. Rita’nın sevgisi bir oyunun parçası mıydı? Yüreği dahi işgal mi edilmişti? Bilinmez. Zaten Derviş de bu konuyu saklamaz ancak çok fazla da dile getirmez. Bir şairin en büyük çığlığı suskunluğudur elbet. Susar Derviş.  Sadece şiirlerine sığınır. Rita hala sevilecekse şiirlerde sevilecek, Rita’ya kızılacaksa yine şiirlerde kızılacaktır. Ona ne hissettin diye sorduklarında tüm gücünü toplar ancak yüreğinden yalnızca şu cümle çıkacaktır: <em><strong>“Vatanımın yeniden işgal edildiğini hissettim.’’</strong></em></p>
<p>Acıtan bir mahcubiyetle de olsa şiirlerinde Rita’ya seslenir. <em>“<strong>Tüm yollar sana çıkar, seni unutmak için gittiğim yollar bile.”</strong></em><strong>  </strong>Yenilgiden dönülmüştür ancak Mahmud Derviş artık Filistin kadar yalnızdır.</p>
<p><img decoding="async" class="wp-image-1036 alignleft" src="https://besincimevsim.net/wp-content/uploads/2025/07/resized_76737-a447c114darwish-231x450.jpg" alt="" width="252" height="491" srcset="https://besincimevsim.net/wp-content/uploads/2025/07/resized_76737-a447c114darwish-231x450.jpg 231w, https://besincimevsim.net/wp-content/uploads/2025/07/resized_76737-a447c114darwish-525x1024.jpg 525w, https://besincimevsim.net/wp-content/uploads/2025/07/resized_76737-a447c114darwish-768x1498.jpg 768w, https://besincimevsim.net/wp-content/uploads/2025/07/resized_76737-a447c114darwish-788x1536.jpg 788w, https://besincimevsim.net/wp-content/uploads/2025/07/resized_76737-a447c114darwish-215x420.jpg 215w, https://besincimevsim.net/wp-content/uploads/2025/07/resized_76737-a447c114darwish-696x1357.jpg 696w, https://besincimevsim.net/wp-content/uploads/2025/07/resized_76737-a447c114darwish.jpg 900w" sizes="(max-width: 252px) 100vw, 252px" /></p>
<p><strong>Rita ve Tüfek</strong></p>
<p>Bir tüfek… Gözlerim ve Rita arasında<br />
Rita’yı tanıyan, eğilir<br />
ve dua eder<br />
o bal gözlerdeki kutsallığa</p>
<p>Ve öptüm Rita’yı…<br />
o küçükken daha<br />
Ve hatırlarım nasıl sıkıca tutunduğunu bana,<br />
ve kolumun o en tatlı zülüfe dolaşmasını<br />
ve hatırlarım Rita’yı<br />
tıpkı serçenin gölünü hatırladığı gibi</p>
<p>Ah Rita…<br />
Aramızda milyonlarca serçe ve bir resim<br />
çokça da vaat var.<br />
Ateş etti hepsine, bir tüfek</p>
<p>Rita’nın adı bayramdı dudağımda<br />
bedeni düğündü kanımda<br />
Ben ki kayboldum Rita’da iki sene<br />
kollarımda uyudu Rita iki sene<br />
Kadehlerin en güzeline sözleşmiştik ve yandık<br />
dudakların şarabında<br />
ve doğduk bir kez daha</p>
<p>Ah Rita<br />
gözlerini gözlerimden ne alıkoyabilirdi ki<br />
bir iki uyuklama ve<br />
bal rengi bulutlar dışında,<br />
bu tüfekten önce</p>
<p>Bir varmış bir yokmuş&#8230;<br />
Ey akşamın sessizliği<br />
bir sabah mehtabım<br />
göç etti o bal gözlerde.</p>
<p>Ve şehir…<br />
Süpürdü tüm şarkıcıları ve Rita’yı<br />
Bir tüfek… Gözlerim ve Rita arasında…</p>
<p>Derviş – 1967**</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://besincimevsim.net/kultur-sanat/edebiyat/isgal-edilmis-bir-yurek-rita-ve-tufek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Filistin Hepimize İnsan Olmayı Öğretiyor</title>
		<link>https://besincimevsim.net/kultur-sanat/tarih/filistin-hepimize-insan-olmayi-ogretiyor/</link>
					<comments>https://besincimevsim.net/kultur-sanat/tarih/filistin-hepimize-insan-olmayi-ogretiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dilşad Banu Kurtuluş]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Feb 2025 11:13:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[filistin]]></category>
		<category><![CDATA[gazze]]></category>
		<category><![CDATA[hanzala çeviri]]></category>
		<category><![CDATA[soykırım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://besincimevsim.net/?p=983</guid>

					<description><![CDATA[20’li yaşlarında, yaşadıkları soykırımı bize aktarmak, dünyaya sesini duyurmak için çabalayan, cesur, genç gazeteciler. Motaz, Plestia, Bisan ve daha birçoğu. İsrail şehirlerindeki elektrik kaynaklarını kestikten sonra rüzgâr enerjisinden elektrik üreten onlu yaşlarda bir çocuk. Bütün ailesini kaybettikten hemen sonra dünyaya gerçekleri anlatmak için bir dağ gibi tekrar mikrofonunu eline alan, Filistin’in sembolü bir dev insan; [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>20’li yaşlarında, yaşadıkları soykırımı bize aktarmak, dünyaya sesini duyurmak için çabalayan, cesur, genç gazeteciler. Motaz, Plestia, Bisan ve daha birçoğu. İsrail şehirlerindeki elektrik kaynaklarını kestikten sonra rüzgâr enerjisinden elektrik üreten onlu yaşlarda bir çocuk. Bütün ailesini kaybettikten hemen sonra dünyaya gerçekleri anlatmak için bir dağ gibi tekrar mikrofonunu eline alan, Filistin’in sembolü bir dev insan; Wael el-Dahdouh.</p>
<p>Filistinlilerin sosyal medyada kullandıkları bir dize var: <strong>“We teach life sir.”*</strong> Evet, Filistinliler bize hayatı öğretiyor. Dünyamızın şu an bulunduğu halde; anbean bir soykırımı telefonlarımızdan 7/24 izlememize, 10.000’den fazla çocuğun bilinçli olarak katledilmesine rağmen hiç kimse bu zulmü durduramıyorsa; <strong>hepimiz ölüyüz, yalnızca Filistinliler hayattalar.</strong></p>
<p>İsrail’in zulmü 75 yıldır Filistin topraklarında sistematik bir şekilde devam ediyor. Batı Şeria’dan Gazze’ye, Filistinlilerin yaşadığı her yerde bu bitmeyen zulüm kendini gösteriyor. 1948’de yüzbinlerce Filistinliyi kendi topraklarını bırakıp göç etmek zorunda bırakan en büyük katliamlardan biri; Nekbe yaşandı. O gün kendi topraklarından sürülen Filistinliler bugün ziyaret için dahi kendi ülkelerine, kendi topraklarına giremiyor. İşgalcilerin ve yerleşimcilerin; insana, dünyada insan kılığında gezen canavarlar olduğunu düşündüren zulmü, Filistin topraklarında her geçen gün artarak devam ediyor. İsrail, adeta dünyadaki kötünün bir sembolü gibi yarattığı kötülük sarmalını elinin değdiği her yere götürüyor.</p>
<p>Gazze’de yaşanan soykırıma, idrakimizin dahi alamadığı bütün kötülüklere ve zulme şahitlik ederken ümit etmemizi ise yine Filistinliler sağlıyor. Filistinlilerin bir kez daha gözlerimizin önüne serdiği iman ve direnişle silkeleniyoruz. <strong>Filistin hepimize insan olmayı öğretiyor ve insanlığa var olma ümidi veriyor.</strong></p>
<p>2021 yılında Seikh Jarrah mahallesinde de, israilin süregelen bu zulmüne karşı yeniden tüm dünyayı hareketlendiren bir direnişe şahit olduk. İki kardeş olan Muna El Kurd ve Muhammed El Kurd başta olmak üzere birçok Kudüslü genç evlerinin haksız yere yıkılmasına ve yerleşimci zulmüne karşı ayaklandılar. Barışçıl protestolar ve sosyal medya paylaşımlarıyla seslerini dünyaya duyurmak için İngilizce paylaşımlar yapan bu gençlerin de etkisiyle, dünyanın her yerinde Filistin’in özgürlüğü için protestolar yapılmaya başladı. İnsanlık unuttuğu, 75 yıldır devam eden zulmü tekrar hatırladı ve bu zulme karşı ayaklandı. Filistinlilerin direniş ruhuna 2021’de tekrar şahitlik ettik ve biz de bu direnişin unutulmaması, Filistin’in özgürlüğüne kavuşması için ne yapabiliriz diye sormaya başladık.</p>
<p>Filistin’e dair okuma yaptıkça, uluslararası haber kaynaklarını ve direnişin sesi olan Filistinli gençleri takip ettikçe çok fazla şey öğreniyor ve kendimizi öğrendiklerimizi paylaşmakla mesul hissediyorduk. Bir yandan İsrail’in artan zulmüne anbean şahitlik ederken bir yandan da insanlığın bir çığ gibi büyüyen birliğini görüyorduk. <strong>Filistin, tüm insanları zulme karşı tek yürek olmaya itiyor, din, dil, ırk, inanç fark etmeksizin insan olan herkesi bir araya getiriyordu.</strong></p>
<p>O dönemde, sosyal medyada Filistin’e dair takip ettiğimiz kaynakların birçoğu İngilizce’ydi ve bu içerikleri Türkçe’ye çeviren bir oluşum yoktu. Biz de, dünyada ve özellikle sosyal medyada daha da fazla konuşulmaya başlayan bu direnişin sesini duyurmaya katkıda bulunabilmek için bir çeviri inisiyatifi olan Hanzala Çeviri’yi kurduk ve Instagram hesabımızı açtık. <strong>Bize ilham veren Filistinli bu cesur gençlerin sesinin tüm dünyada duyulmasında bir etkimiz olsun, bu zulme karşı sesimizi çıkaralım, tarafımızı belli edelim ve elimizden ne geliyorsa onu yapalım istedik</strong>. 2021 yılında 200 takipçili küçük bir hesap olan sayfamız, bugün 80.000 takipçiye erişti ve paylaştığımız içeriklerle yaklaşık 11 milyon insana ulaştık.</p>
<p>Sosyal medya, her ferde sesini duyurabileceği bir alan sağlayarak normalde kimsenin bilmeyeceği hikâyeleri bütün dünyanın gözleri önüne seriyor. Gazze’den Motaz, Bisan, Plestia ve daha birçok kahraman gazetecinin yaptığı aslında dünyanın sessiz kaldığı, ana akım medyanın sesini kısmaya çalıştığı hikâyelerini duyurmak. Bir yandan insanları çok ciddi etkileme ve yönlendirme kapasitesine sahip olan bu mecra, bir yandan da gerçeklerin bir haber kanalının filtresinden geçmeden duyulmasını sağlıyor. Bu sayede Gazze’de, Kongo’da veya Sudan’da olanlardan anbean haberdar olabiliyor, yaşanan adaletsizliklere ses çıkarmak için platformlarımızı kullanabiliyor ve küçük hikâyeler gibi gördüğümüz hikâyelerin dünyayı değiştirme gücüne şahitlik ediyoruz. Hanzala Çeviri olarak biz de kendimizi bu değişimin parçası olan bir toplumsal hareket olarak görüyoruz.</p>
<p>Bugün Gazze’deki soykırıma şahitlik ederken yalnızca oradaki mücahitlerin, gençlerin, cesur çocukların ve şerefli Filistin halkının sesi olmak istiyoruz. Tüm bu zulmü topyekûn durdurmaya gücümüz yetmese de inanıyoruz ki Hz. İbrahim’in ateşine su taşıyan karınca misali bir etkimiz olacak. Birlik olarak, yalnızca Filistinlilerin sesi tüm dünyada duyulsun, Filistin özgür olsun isteyen ve bunun için çabalayan hepimizin bir etkisi olacak.</p>
<p><strong>Nehirden denize, Filistin özgür oluncaya dek, hep beraber konuşmaya devam edeceğiz!</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>*Rafeef Ziadah – ‘We teach life sir’</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://besincimevsim.net/kultur-sanat/tarih/filistin-hepimize-insan-olmayi-ogretiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
